Avlu etrafında kurulan külliye
Veysel Karani Turbesi, yanındaki camiyle birlikte bir külliye meydana getirir. Türbe; cami, şadırvan ve diğer müştemilat binalarıyla aynı avlu içinde konumlanır. Yapıların ilk inşa tarihinin bilinmediği belirtilirken, türbeden coğrafyacı Makdisi ile âlim Nasır-ı Hüsrev’in eserlerinde söz edildiği aktarılır. Evliya Çelebi de Seyahatname’sinde yapıyı Mescid-i Üveys-i Karani adıyla anar.
Kareye yakın dikdörtgen planlı türbe, kubbeyle örtülüdür. Kuzey cephesinde iki kapı bulunur. Bu yalın plan şeması, avlu içindeki diğer yapılarla kurduğu bütünlük içinde türbeyi külliyenin odaklarından biri hâline getirir.
Sanduka ve bezeme dili
İç mekânın dikkat çeken unsuru, bitkisel süslerle bezenmiş ahşap sandukadır. Sandukanın çevresi ahşap bir korkulukla sınırlandırılmıştır. Köşelerde sepet örgülü birer, yanlarda ise çiçek motifli ikişer sütuna oturan düzenleme; yuvarlak ve dilimli sivri kemerli bölümle tamamlanır. Ahşap işçiliği ile bezeme repertuvarı burada birlikte okunur.
Türbede duvarlar, pencere açıklıklarının üst hizalarına kadar yeni çini karolarla kaplanmıştır. Üst bölümlerde ve kubbede bitkisel süslemeli kalem işleri ile hat uygulamaları yer alır. Böylece yapı, plan ve strüktürünün yanı sıra ahşap, çini, kalem işi ve yazı bezemelerinin bir aradalığıyla da tanımlanır.
Veysel Karani etrafında oluşan anlatı
Kaynakta, Anadolu halk kültüründe Veysel Karani adıyla anılan Üveys el-Karani’nin zahidane hayatı nedeniyle tasavvuf ehli tarafından örnek bir şahsiyet kabul edildiği ifade edilir. Hz. Peygamber’i zahiren görmediği, buna karşılık manen kendisinden feyz aldığı yönündeki anlatı da bu kültürel hafızanın parçasıdır. Türbe, halk arasında “ziyaret” adıyla anılır; Veysel Karani’yi anma etkinlikleriyle ilişkilendirilen bir mekân niteliği taşır.
Fotoğraf: Siirt İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Arşivi " class="center-icon" data-lightbox="image"> Veysel Karani Türbesi Görsel Sahibi: Siirt İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü