Taşa işlenen gelenek
Tunceli’nin çeşitli bölgelerinde günümüze ulaşan tarihi mezar taşları, kültürel geleneklerin sürekliliğini görünür kılar. Yöredeki at, koç ve koyun biçimli mezar taşları, Akkoyunlular Dönemi’ndeki Türkmen geleneğine tanıklık eder. Eski mezarlar, çoğunlukla bir tepe üzerinde ya da köyün üst tarafındaki yüksekçe alanlarda bulunur. Bu yerleşim düzeni içinde mezar taşları, yalnızca bir anma unsuru değil; geleneksel örf ve adetler ile dinî ve mitolojik unsurların da taşıyıcısıdır.
Tunceli’deki örnekler sade bir işçiliğe sahiptir. Kayalardan oyularak tek parça halinde yapılan taşların 200–300 kilogram ağırlığında olduğu, ayakta ve aynı yöne bakacak biçimde yerleştirildiği belirtilir. Bu mezar taşlarının 250–300 yıl önce yapıldığı anlaşılmıştır.
Figürlerin dili
Taşların üzerindeki kabartmalar, bezemenin ötesinde bir anlam düzeni kurar. Kılıç, bıçak, sadak, kalkan, hançer, dokuma tezgâhı, şiş, herek ve çatal gibi eşyalara ait figürlere; çeşitli hayvan ve bitki tasvirleri eşlik eder. Bu işaretler, mezarda yatan kişinin cinsiyeti, toplumsal konumu ve mesleği hakkında bilgi veren semboller olarak kullanılmıştır.
Kılıç, kalkan, at, ok, koç, tüfek, tabanca ve bıçak biçimleri mezar sahibinin erkek olduğuna ve yiğitliğine işaret eder. Kandil ve terazi din adamlarıyla ilişkilendirilirken; iğne, sap, küskü ve el figürleri kadınlara aittir. İbrik ve tepsi cömertliği ifade eder. Bazı mezarlarda görülen Zülfikar ile güneş kursu ise burada yatan kişinin alevi inançlı olduğuna işaret eder.
Tescilli mezarlıklar
Koruma altına alınan eski mezar taşlarının bulunduğu mezarlıklar arasında Hozat Uzundal Köyü, Mazgirt Yeldeğen, Gelincik ve Kale köyleri; Pertek Kayabağ Köyü Hırhal Mezrası ile Çalıözü Köyü; Pülümür Sağlamtaş ve Salkımözü köyleri; Nazımiye Bostanlı Köyü Zeve Mezrası ve Ovacık Kozluca Köyü mezarlıkları sayılır. Bu yayılım, söz konusu taşların Tunceli’nin çok katmanlı yerel belleğinde taşıdığı yeri ortaya koyar.
Fotoğraf: Resmî kültür kaynağı