Taç kapının yükselttiği siluet
Çifte Minareli Medrese, yüksek bir portalın üzerine ustalıkla yerleştirilen iki minaresiyle Sivas’ın sembolü hâline gelmiş önemli eserlerdendir. Selçuklu döneminin müstesna anıtsal yapılarından biri olarak tanımlanan medrese, özellikle ön cephesinde yoğunlaşan mimari etkisiyle dikkat çeker. Günümüzde yapının yalnızca ön yüzü kalmış olsa da, bu yüz medresenin anıtsal karakterini görünür kılmaya devam eder.
Yapı, açık avlulu, dört eyvanlı ve iki katlı bir düzenle inşa edilmiştir. Taş, tuğla ve çininin bir araya geldiği yapı sanatı, eseri Anadolu’daki abidevi medreseler arasında öne çıkaran niteliklerdendir. Yüksek portal ve onu tamamlayan çifte minare, medresenin kent belleğindeki belirleyici görüntüsünü oluşturur.
Yazı, kitabe ve eğitim işlevi
Medresenin eyvan bölümündeki hücre duvarlarında kûfi yazıyla “Allah” ifadesi yer alır. Taç kapı üzerindeki kitabede ise yapının banisinin İlhanlı Veziri Sahip Şemsettin Muhammed Cüveynî olduğu yazmaktadır. Medrese 1271 yılında yaptırılmış; dinî bilimlerin okutulduğu bir dar’ül-hadîs olarak hizmet vermiştir.
Bu unsurlar, yapının mimari görünümünün yanı sıra eğitim ve dinî ilimlerle ilişkili tarihsel işlevine de işaret eder. Cephedeki anıtsallık ile eyvan ve hücrelerdeki yazı programı, medresenin farklı ölçeklerde kurduğu ifade biçimlerini bir araya getirir.
Geçici listedeki Selçuklu mirası
Sivas Çifte Minareli Medrese, Sivas, Konya, Kayseri, Erzurum ve Kırşehir’deki diğer önemli Selçuklu medreseleriyle birlikte 2014 yılında “Anadolu Selçuklu Medreseleri” başlığı altında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilmiştir. Bu kayıt, yapının Anadolu Selçuklu medrese mirası içindeki yerini ortak bir çerçevede görünür kılar.
Fotoğraf: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü " class="center-icon" data-lightbox="image"> Çifte Minareli Medrese Görsel Sahibi: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Görse