Tarihî bir karşılaşmanın mekânı
Atatürk ve Etnografya Müzesi’ne ev sahipliği yapan yapı, Kaftancizadeler olarak bilinen Uşak’ın ileri gelen ailelerinden birine aitti. Kurtuluş Savaşı sırasında karargâh binası olarak kullanılan bu mekân, Atatürk’ün Yunan Ordusu Başkomutanı Trikopis’i karşıladığı yer olarak anılır. Başkomutan Trikopis’in silahı ve kılıcı; İsmet Paşa (İsmet İnönü), Halit Akmansu (Dadaylı Halit) ve Asım Paşa (Asım Gündüz) ile birlikte burada teslim alınmıştır.
Kaynakta, esir olmasına rağmen Trikopis’in Atatürk tarafından Türk misafirperverliğiyle karşılandığı da belirtilir. Bu anlatı, yapının yalnızca savaş dönemindeki işlevini değil, tarihsel hafızadaki simgesel yerini de belirler.
Etnografya ile Atatürk belleğini buluşturan düzen
1970’li yılların ortalarında kamulaştırılan yapı, 1 Eylül 1978 tarihinde Atatürk ve Etnografya Müzesi olarak açılmıştır. İki katlı ahşap binanın giriş katında yöresel etnografik malzemeler, tarihî Uşak halıları ve Eşme kilimleri sergilenir. Eski silahlar, giysiler ve diğer eserler de bu kattaki koleksiyonun parçalarıdır.
Üst kat ise bütünüyle Atatürk Müzesi olarak düzenlenmiştir. Dönemden kalan aynalar, sehpalar ve koltukların yanı sıra Atatürk’e ait yatak odası ile giysiler burada yer alır. Böylece müze, yerel el sanatları ve gündelik yaşam nesneleriyle Atatürk’e ilişkin kişisel eşyaları aynı yapı içinde bir araya getirir.
Ahşap yapının müze yolculuğu
Müze binası 1890’lı yıllarda yapılmıştır. Kaynakta Uşak ili merkezindeki Bozkurt Mahallesi, Hisarkapı Uluyolu’nda bulunduğu belirtilen yapı; konut, karargâh ve müze olarak farklı dönemlerde üstlendiği işlevlerle katmanlı bir geçmiş taşır.
Fotoğraf: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı / muze.gov.tr